Eğitim

Akademisyenlikle alâkalı araştırdıklarım

Üniversiteye ilk başlarken aklımın ucundan dahi mevcut lisans eğitimin üzerine -ki bu minimum dört yıl oluyor- dersdir, eğitimdir uğraşacağım ya da uğraşmak isteyeceğim aklıma gelmezdi. Fakat şu an ikinci sınıfın güz dönemini tamamlamış olarak hem bu yılın sonuna kadar ne yapacağımı kararlaştırmam gerek. İlk sene ortalamayı üç üzeri getirince akademisyenlikle alâkalı bi “acaba?” dedim fakat özellikle bu sene üniversitedeki çalışma şartları, ortam ve teknik imkanlar aslında burada çalışmanın ne kadar keyifli olacağını aklıma dank ettirdi. İyi güzel de hiç bir bilgim yoktu lisanstan sonra ne olacağı ile alâkalı. Ben de düştüm Google yollarına…

Şimdi öncelikle üniversitedeki hocalarımızın isimlerinde gördüğümüz kısaltmaları yazayım akademik sırasına göre.

  • AR.GÖR – Araştırma Görevlisi
  • ÖĞR. GÖR – Öğretim Görevlisi
  • YRD. DOÇ. DR. – Yardımcı Doçent Doktor
  • DOÇ. DR. – Doçent Doktor
  • PROF.DR – Profesör Doktor

Kendimden örnek vermem gerekirse, Prof. DR hariç tüm akademik ünvandaki kişilerle tanıştım, ders aldım vs. Peki onlar gibi olmak için ne yapmalıyız?


ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ
Anladığım kadarıyla ilk basamak. Araştırma görevlisi olmadan da yüksek lisans yapabilirsiniz ama ben kendimle alakalı düşündüğümden, yüksek lisans aşamasında da çalışmayı planlıyorum. Neler gerekli peki araştırma görevlisi olmak için.

  • Ortalama. Yani okuldaki dersleri yüksek notla bitirmeye bakacağız.
  • Bölümümüz ile alakalı yeterli ilgi ve alaka. Araştırma ruhu.
  • ALES (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) ve dil sınavlarından kabul edilebilir bir puan almak.

Burdan sonrasında ben soracağım şu sayfa cevap verecek.
Kimler araştırma görevlisi olabilir?

Araştırma görevlisi olmak için lisans mezunu olmak yeterlidir. YÖK’ün web sayfasındaki ilanlarda araştırma görevlisi kadrosu için gereki şartlarda kimi zaman yüksek lisans yapıyor olmak, yüksek lisans yapmış olmak, doktora yapıyor olmak gibi şartlar konulabilir. Bu kadrolara lisans mezunu birisi olarak başvuramazsınız. Siz, başvuru şartlarında size uygun olan kadrolara başvurmalısınız.

Yani ne anlıyorum buradan; üniversitelerde araştırma görevlisi kadrolarını araştıracak, uygun olan yerlere başvuracağım. Tabii en başta yukarıda belirtilen ALES ve YDS olayını başarıyla tamamlamam gerekecek.

Üniversite ortalamam kaç olmalı? Alt limit nedir?

Ortalama, size araştırma görevlisi başvurusu esnasında bir katkı sağlamaz. Araştırma görevlisi alımlarında ilk etapta ALES puanınızın %60 ve dil puanınızın %40 alarak puanınız hesaplanır. Bu hesaplamadan sonra yapılan sıralamada mülakata/bilim sınavına girmeye hak kazanırsanız, ortalamanız devreye girer. Ancak yüksek lisans başvurusunda ise birçok üniversitede 2.50 not ortalaması alt limit olarak belirlenmiştir. Bu alt limiti üniversitenizin web sitesinden ya da ilgili birimi arayarak öğrenebilirsiniz.

Ortalamanızın psikolojik olarak bir etkisi söz konusudur. Ortalaması 3.50 üzerinde olan birisinin derslerinde başarılı olduğu ve kendi bölümünde yeterli bilgiye sahip olduğu varsayılır. Tabi bu durum mülakatta ya da bilim sınavında daha net ortaya çıkmaktadır. Ancak ortalama her zaman için size olumlu bir katkı sağlar.

Demek ki ilgili kadrolara başvurduktan sonra uygun görülürsem sözlü görüşmeye çağırılacağım. Bu görüşme şeklinde de olabilir, sınav şeklinde de ya da her ikisi birden. Burada etken kısım üniversite sanırım. Olumlu bir etki bırakmak için geç olmadan karar vermeli, üniversitedeki derslerimi belli bir ortalamada tutmalıyım. Mâlum son sınıfta artık geçmiş ortalamalara yapacak bir şey kalmıyor.

Neyse diyelim ki girdim bir yandan araştırma görevlisi olarak işimi yapıyorum bir yandan da ömür boyu böyle kalamam, doktoraya başlamam gerekli diyorum. Bundan sonra ne olacak 🙂

Öncelikle yüksek lisans nedir önce bi onu tanımlayalım. “Yüksek Lisans, lisans eğitimi bittikten sonra devam edilen eğitime verilen isimdir. İngilizcesi “master” olan bir lisans öğretimine dayalı eğitim-öğretim ve araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlayan bir yükseköğretimdir.” demişler aşağıda belirttiğim kaynaklarda. Anladığım kadarıyla öğrenclik ve derse girmek yerine bir araştırma yapmam gerekiyor. Yani tez dedikleri olay burada başlıyor. Tez nedir diye soracaklara söyleyeyim; bir fikir ortaya sürmek, bir araştırma sonucunda bu sebepten şu böyle olur demenin bilimsel ismi imiş tez. Severim ben böyle istatistik, araştırma, rapor işlerini 🙂

Yüksek lisans eğitimi, kişinin eğitim aldığı branşta uzmanlaşması ve bu durumu bilimsel bir makaleyle (tezle) ispat etmesiyle tamamlanır. Bu eğitimin ardından kişi “bilim uzmanı”,”uzman hekim”, “yüksek mühendis”, “yüksek mimar” gibi unvanlara sahip olur.

Yüksek lisans başvurusu yapmak için ALES sınavına girip yeterli puan almış olmak ve başvuru yapılan programın gerekliliklerini yerine getirmek gerekmektedir. Adaylar Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavından (ALES) başvurduğu programın puan türünde en az 55 standart puan almış olmalıdırlar. Gerekli başvuru şartlarını tamamlamış adaylar eğer bölüm talep ediyorsa yabancı dil sınavına tabi tutulur yada yabancı dil yeterliliklerini gösterir belgeler talep edilir.

Her türlü akademik kariyer için ALES ve dil sınavına banko gidilecek. Bunu not edeyim, edin..

Yalnız bir de önümüzde yüksek lisans seçenekleri var. Bunu ilk kez duyuyorum. Tezli ve Tezsiz olmak üzere iki adetmiş bu programlar 🙂 Yine kaynaklarımdan birinin alıntısıyla devam edeyim.

Tezli yüksek lisans programının amacı, öğrencinin bilimsel araştırma yaparak bilgilere erişme, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama yeteneğini kazanmasını sağlamaktır. Branşlaşmak istediği alandaki öğretim programı, toplam en az 21, en çok 30 kredi olmak koşuluyla zorunlu ve seçmeli en az 7 adet ders, bir seminer dersi ve tez çalışmasından oluşur.

Tezsiz yüksek lisans programının amacı, öğrenciye mesleki konuda derin bilgi kazandırmak ve mevcut bilginin uygulamada nasıl kullanılacağını göstermektir. Tezsiz yüksek lisans programını tercih edenler çoğunlukla iş dünyasından gelenler olduğu için dersler genelde ikinci öğretim olarak uygulanır. Tezsiz yüksek lisans programları toplam 30 krediden az olmamak koşuluyla en az 10 adet ders ile bitirme projesi dersinden oluşur. Bitirme projesi dersi kredisiz olup başarılı veya başarısız olarak değerlendirilir. Öğrenci, bitirme projesinin alındığı yarıyılda projesine kayıt yaptırmak ve yarıyıl sonunda yazılı bir rapor vermek zorundadır. Üniversitenin ilgili senatosu tarafından belirlenen esaslara bağlı olarak tezsiz yüksek lisans programının sonunda yeterlik sınavı uygulanabilir.

Bu kocaman yazıdan anladığım kadarıyla bizim olayımız Tezli yüksek lisans programı. Anlaştık 🙂 Peki yüksek lisans işi de tamam, hadi onu da tamamladık, eee sonra?

Sırada doktora var. Yani yüksek lisansı yapıp bırakmıyoruz. Daha karpuz kesecez 🙂

Doktora, bir lisans veya yüksek lisans programını bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen bir derece veya basamaktır.

Üniversiteyi bitirdikten sonra akademik kariyer yapmak isteyenler yüksek lisansını da tamamladıktan sonra Doktora Programı’na başvururlar. Ancak sadece lisans programını tamamlayanlar da başvuru yapabilirler. Buna, Bütünleşik Doktora Programı ya da Birleştirilmiş Doktora Programı denirmiş.

Doktora’nın amacı öğrenciye bağımsız bir şekilde araştırma yapabilme, bilimsel konuları derin bir şekilde inceleyip yorum yapabilme ve yeni sonuçlar elde edebilmek için yöntemler belirleyebilme yeteneği kazandırmasıdır. Doktora programının başarıyla tamamlanmasından sonra öğrenci Doktora Diploması ve “Doktor” ünvanı kazanır. Bu ünvanın evrensel literatürdeki karşılığı PhD (Doctor of Philosophy) dir. YÖK’ün (Yüksek Öğretim Kurulu) belirlediği şartlara göre doktoraya başvurmak için lisans mezunu olarak başvuruyorsanız eğer ALES’ten en az 70 puan, yüksek lisans mezunu olarak başvuruyorsanız da en az 55 puan almanız gerekmektedir. Yani yüksek lisanslı atlayıp doktoraya yürürsek, ALES’e ciddi derecede fokuslanmamız gerekecek. Ayrıca ÜDS’den (Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı) 55 puan ya da YÖK’ün kabul ettiği başka bir dil sınavından benzer puan almanız gerekmektedir. Bunlar olmazsa olmaz şartlarmış, üniversiteler ek şart, mülakat vs. koyabiliyorlarmış.

E ne diyeyim hakkımızda hayırlısı olsun.


Kaynaklar:

Yazar Hakkında

Mustafa DİZDAR

Ayrıntılara dikkat ederim, araba sürmekten keyif alırım, kimseye de güvenmem. Eyyorlamam bu kadar. Hakkımda daha fazla bilgiye erişmek istiyorsan seni buraya alayım.

Haydi, siz de fikirlerinizi yazın :)